Merhaba…

1 varmış

..   yokmuş…

medyanın tellal, yalakaların berber olduğu bir coğrafyada, kendini seyyah diye tanımlayan bir adem-i fani; gördüklerini, düşündüklerini yazmaya karar vermiş. Yazmak her ne kadar fiil olarak bir eylemse de, düşüncenin eyleme geçmemiş halidir. Ama maazallah  tahrik ve kışkırtıcı bir yanı olmadığını da söylemek pek masum bir tavır sayılmaz.

” Oku…”

Yok canım bu öyle gaipten duyduğum ulvi bir ses değildi.  Bu babamın sesiydi.  Bu yönüyle ulvi bir yanı olabilirdi tabi ama daha çok bir emir kipiydi.  Emir büyük yerden olunca ben de okumaya başladım.  Başladım da…  benim okuma olayı  pek de babamın düşlediği gibi olmadı. Ki  okudukça babamın düşlerinden daha da uzaklaştığımı net bir şekilde itiraf etmem lazım.

Sonuç;

ben yoldan çıktım.

Hangi yoldan;

babama ve babamın temsil ettiği toplumsal  dayatımlara göre biçimlendirilmiş yoldan.

Önce vatanı kurtarmaya kalkıştım.

Burada sıralayamayacağım nedenlerle  olayın beni aştığını görüp, bu işten tegavüten emekli oldum.İnsan genç yaşta emekli olunca ve ruhunda bastıramadığı bir de asilik olunca, haliyle yerinde duramıyor.

Bu sefer de doğayı ve yaşadığımız çevreyi kurtarma ( bu kapsam da beceremesem bile)  en azından tek bir ağacı kurtarma misyonunu üstlendim. Üstlendiğim bu son misyonda başarısız olduğum söylenemez. Kurtardığım bir kaç ağaç olduğu gibi,  ilerde kurtarmak adına diktiğim ağaçlar da oldu.

Bir metropol de yaşadığımdan ve ağaçlar da bana uzak olduğundan,  ağaçları görmeye uzaklara gitmek gerekti. Bu gidiş gelişlerim sırasında gelişen keşif duygusu, doğa da olma duygusu, macera duygusu, adrenalin duygusu vb… beş duyuma birden hitap edince; kendimi  dağlara çıkarken, tepeleri aşarken, kanyonlar geçerken buldum. Sonra da başka insanları taktım peşime. Bir de baktım, biz bir grup insan; o dağ senin, bu tepe benim, o kanyon onun , bu güzel coğrafya bizim dolaşıyoruz.

Bir söz vardır;  yediğin içtiğin senin olsun, bize gördüklerini anlat  diye. Oysa yediğimiz  de, içtiğimiz de hep bize kalıyordu. Bu bencil tavırım yıllardır sürdü. Ta ki hayatıma giren güzel bir insan beni bu konuda ikna edinceye dek. İkna olmasına olmuştum ama müzmin bir teknoloji  özürlü olarak bunu nasıl yapacaktım. Küçük bir yardım ve ciddi bir emek sonunda  işte bu bloğ ortaya çıktı. Blogda sadece gezgin yanıma dair yazılar olmayacak.  Bir gezginin yaşadığı coğrafya ve kendine dair bakışını anlatan yazılar da yer alacak.

O  halde  ” MERHABA ” diyip başlayalım yazmaya.

Reklamlar

1 Yorum (+add yours?)

  1. tatlycadi
    Oca 07, 2012 @ 20:47:11

    bloğun hayırlı olsun…Bloğunun gezi yazıları ile dolmasını dilerim….

    Cevapla

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: